Federasyonun,
Çarşamba günü İngiltere’de maçımızın olduğunu bilmesine rağmen
Mersin’de cumartesi gününe maç koyması
“Futbolca” bir dünyanın içinde yaşamadığını göstermektedir.
En azından aynı dili konuşmadığımızı anlamış olduk.
İki ayağımızı bir pabuca sokmanın ne anlamı vardı ki…
‘Pazar gününün canı mı çıktı?’ diye sorası geliyor insanı.
A maçımızı pazara olsun bitsin.
Ha! Gereksiz polemiklerin mimarlığına soyunuyorsanız başka.
Ama bilin ki ayıp oluyor…
…………….
‘Nasıl başlarsa öyle gider’ derler ya.
Durduk yere Federasyonun çıkardığı bu sıkıntının üstüne
Bu sefer de futbolculardan gelen sakatlık haberleri tavan yaptı.
Demba Ba ve Tolga’nın bu durumları işin tuzu biberi oldu.
Hele Demba Ba için rivayetler var ki,
Allah muhafaza!
Ben yine her zaman olduğu gibi
Polyanna’yı koluma takıp sahaya çıkmayı daha yeğliyorum sanki…
Önce kaleci Cenk
Sonra da golcü Cenk çarpıyor gözüme.
Biri Tolga’nın, öbürü Demba Ba’nın yerine görevi devralmış.
Oğuzhan geçen seneden kızarmış
Yepyeni stadın zemini daha ilk maçtan morarmış.
Bu rezil zeminde maçı oynatan hakem de tamamen kararmış durumda.
Kötü tezahürata kronometre tutan gözlemci
Merdivenlerin rengine karışan TFF yetkilileri
Çimin uzunluğuna bakan hakem,
Bu sahaya niye, niçin izin verir…
Veli sakatlanıp çıkmış
Takım top yapmakta zorlanıyorken
Cenk’lerden Tosun olanı
Töre’nin yoktan var ettği topa
6 tane Mersinli’nin arasından çakıyor kafayı...
Bir derin nefesle ilk yarıyı çekiyoruz içimize…
İkinci yarı başladığında
İki takımın da orta sahasının düşmüş olduğunu gördük.
Öyle ki
Aynı dakika içinde Cenk kalesinde gole izin vermezken
Öbür Cenk, Mersin kalecisiyle karşı karşıya kalabiliyordu.
Anlayın gayri…
Bir ara Kerim Frei’in ışık hızıyla kaleye aktığını gördüm.
Ama topu nişanladığı yer inanın çok tuhaftı.
Beşiktaş tehlikeli bir oyun seçmişti.
Sahada futbol değil, sanki Rus Ruleti oynanıyordu.
İlk yarı içimize çektiğimiz nefesi
Ancak hakemin düdüğüyle dışarı bırakabildik.
Hayırlısı olsun…
Alen Markaryan
31 Ağustos 2014