Dün gece ilk 20 dakikada Beşiktaş’a karşı nasıl oynanması gerekiyorsa Ümit Özat tarafından o şekilde oynatılan bir Gençlerbirliği vardı.

Beşiktaş’ı ligde yenen son takım olan Tudor’un Karabük’ü gibi 3-4-3 formasyonunda önde pres yapan Gençler, Beşiktaş’ın en önemli silahı olan Atiba-Oğuzhan pas bağlantısını bir süre sekteye uğrattı. Zamanında Özat’ın da hocası olan Şenol Güneş’in 20’den sonraki taktiksel müdahalesi oyunun akışını tersine çevirdi. Güneş bir anda Talisca’yı sola, Quaresma’yı sağa, Babel’i de ortaya çekip 2-4-4 açılımı yaptı. Maçın başından itibaren Beşiktaş’ın en iyisi olan Gökhan Gönül bu 2-4-4 restinde ekstra oyun kurucu ve pres organizatörü rolüne de büründü.

TOTAL BASKI

34’te Fabri her maçta yaptığı kırılma anı kritik kurtarışlarından yaparken sakatlandı. Bu sakatlıktan ilk yarı sonuna kadar Beşiktaş’tan total baskı oyunu izledik. Devre bitmeden atılacak bir gol çok kritikti. Bu gol de sürekli önde kapılan toplarla atılan yön değiştiren pasların olgunlaştırdığı o organize baskı sonucuydu. Golün kapısını ise Quaresma’nın savunmanın şaftını kaydıran ayağının dışıyla yaptığı ortası açtı.
Golün asistinde Babel’in daha müsait pozisyondaki Oğuzhan’ı görüp yaptığı asist, Hollandalının ne kadar güçlü bir kolektif oyun karakterine sahip olduğunun en güzel göstergesi.

SON FRİKİK BÜKÜCÜ

2. yarının başında her iki takım da oyun şekilleri ve felsefelerini resetleyerek başladı. 52’de Tolga Zengin süper bir reaksiyonla skoru dengede tuttu. Talisca’nın muhteşem frikiği ise hem skorun hem de izleyenlerin dengesini bozdu! Tüm dünyada faal futbolcular arasında o bölgeden daha iyi frikik kullanan kaç oyuncu var?

2-0’dan sonra Beşiktaş Şenol hoca yapımı güneşli güzel futbolunu oynadı. Ancak Babel’in golü dışında kaçan bir sürü pozisyondaki hovardalık tekrarlanmamalı! Babel’in 69’daki muhteşem anahtar pası da kolektif oyun vizyonunun şahikasıydı!


Ali Ece
Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/...nesli-40415092