Konu: Mektubumuz Var: Gidemediğimiz Tek Sevda

  1. #1

    Mektubumuz Var: Gidemediğimiz Tek Sevda

    İadeli- taahhütlü bir mektup
    Taahhüt edilen emsalsiz bir sevgi, derin bir saygı, bitimsiz bir özlem.
    İademiz de ayni şekildedir; sevgiyle, saygıyla, özlemle...


    GİDEMEDİĞİMİZ TEK SEVDA

    Çocukluğum Beşiktaş’ta Köyiçi’nde geçti. Yaşıtlarım bebekleriyle oynarken ben babamın yanında eski bir radyodan Beşiktaş maçlarını; Sanlıları, Necmileri, Güvenleri, Zekeriyaları dinliyordum. Onları tanımıyordum, babamı tanıyordum. Babam Beşiktaş’ı seviyordu, bende babamı... Aradan 40 yıl geçti babamı kaybettim. Bana bıraktığı en anlamlı miras Beşiktaşlılıktır...

    Geçtiğimiz günlerde, sevgili oğlumun ve Beşiktaşımızın doğum günleri, ilk sevdam babamın ise ölüm yıldönümüydü. Her şey ne garip, mutluluk ve hüzün sizi aynı anda sarıp sarmalıyor, tıpkı siyah beyaz misali, hayat gibi, Beşiktaş gibi... Yüreğimizin en sıcağına bakan sevdiklerimizi kaybediyoruz, bazen kazanamıyoruz. Gidemediğimiz tek sevda Beşiktaş ve asla terk edemediğimiz.

    Yorgun hayatlarımızda mola verip dinlenmek istediğimiz zaman ilk aklımıza gelen çocukluğumuzdur, kimi mutlu yaşanmışlıklardır. Bizim çocukluğumuz Beşiktaştır, orada başlamıştır. Köyiçi’nde iki katlı ahşap, eski ama mutluluğun resmini verebilen baba evidir Beşiktaş. Artık olmasa da, hayatımızdaki en önemli evdir baba evi. Beşiktaş’a sevdalı bir babayla, babasına sevdalı küçücük bir kız çocuğunun hikayesidir Beşiktaş... o günlerde sadece radyodan takip edilen maçlarda heyecanlanan babayı mutlu edebilmek umuduyla küçük ellerini açarak takımın galip gelmesi için edilen dualardır. Beşiktaş sadece semt ve futbol kulübü değil, bugün kaybettiğimiz tüm değerlerimizdir. Irk, mezhep, dil, din ayırmaksızın Aynalı Fırın’ın ekmeğini paylaşan sıcacık dostluklardır. Mendile saklı harçlıklarla Fulya’nın çamur deryasındaki bayram yerinde atlı karıncaya binmek, dönme dolaptan uçmaktır. Çamura düşenimizi kurtarmak, kaldırmak, gülümsemek ve güven vermektir. Beşiktaş, Süleyman Seba’dır. Hastalığını üzülerek takip ettiğimiz, tevazuyu, dürüstlüğü, mütevazılığı bu kadar gururla taşıyan, bu erdemlerin böylesine yakıştığı Beşiktaşlımızdır.

    Çarşı’dır Beşiktaş.

    Onlar 111 yıllık bir çınarın sevgiyle ısıtılan, vicdanlarla sulanan, her gün daha da büyüyen, hür ve yemyeşil dallarıdır... Çarşı taraftar grubundan çok daha fazlasıdır. Dünyanın tanıdığı, hayranlıkla izlediği renkli, cesur, yürekli, insan gibi insanlar...

    Ağlayan derelerin kurtuluşu, köy okullarının efsane ağabeyleri, Gezi’nin kahramanları, umutsuzların umudu, artık çoğumuzda bulunmayan vicdandır Çarşı ve Beşiktaş.

    Hatice SAYIN AKYAVAŞ
    Mart 2014
    Kadıköy

    http://forzabesiktas.com/
    Konu Admin tarafından (05 Mayıs 2014 Saat 21:24 ) değiştirilmiştir.

  2. #2

  3. #3
    Şu günlerde aç olduğumuz sözcükler,yürüğine sağlık.

    Sükunet üzerimizde olsun,fırtına kopacak,düşmanlar kaçacak !!!

  4. #4
    bu ne güzel yazı, bunu yazan ne güzel bir insan...
    Ablamızı saygıyla selamlıyorum.

  5. #5

  6. #6
    gözlerim doldu yemin ederim.. tüylerim diken diken oldu..

  7. #7
    Gözlerim doldu,harikasınız