Sezonun özeti gibi bir maç izledik. İlk 20 dakikada sahada Akhisar - Kasımpaşa maçları tedirginliğiyle bocalayan bir Beşiktaş vardı.

Bu ilk 20’de kimi oyuncular aşırı stresli, kimileri aşırı motiveydi. Halbuki futbolda kazandıran psikolojik formül, 20 ile 60 arasındaki Beşiktaş takımında gördüğümüz kokteyl: Biraz kontrollü stres, yeteri kadar motivasyon, had safhada konsantrasyon. Marcelo’nun 2. golünde bu “had safhada konsantrasyon” un kırılma anı yaratan örneğini gördük.

Şenol Güneş’in ta 2015 yılı Haziran ayında göreve başladığında çalışmak istediği stoperler listesinin en üstlerinde yer alan Marcelo’nun golleriyle şampiyonluğun gelmesi manidar. Geçen sezon bu takım son düzlükte şampiyonluğu kaçırdığında “Tam Şenol Güneş’lik takım değil mi?” diye yazmıştım. Kast ettiğim tam da Oğuzhan’ın bu sezon gösterdiği performanstı.

Sosa da geçen Galatasaray maçında kırk yılın başı kötü oynadıktan sonra şampiyonluğu getiren maçta yine toplu-topsuz ideal hücum aksiyonları sergiledi. Atiba ise Beşiktaş formasıyla oynadığı her maçta olduğu gibi kusursuz bir savunma-hücum geçiş makinesi gibiydi.

Şenol Güneş, bir kez daha Türkiye Ligi’nin gol kralını çıkardı. Belki Gomez, Türkiye’de başka hoca yönetiminde de gol kralı olabilirdi ancak golleri Beşiktaş’ın şampiyon olmasına yetmeyebilirdi. Demba Ba da çok iyiydi ancak Gomez, Demba Ba’yı kısa sürede unutturacak kadar harikaydı. Dün gece şampiyonluğu getiren gollerden birini atmasının yanı sıra zaman zaman 3. stoper, za- man zaman 4. merkez orta saha gibi oynayarak ne kadar ideal bir takım oyuncusu olduğunu da gösterdi. Euro 2012’de Gomez’i iyi golcü ama iyi takım oyuncusu olmamakla eleştiren Mehmet Scholl’a bolca ters köşe yaptı.

Bu Vodafone Arena atmosferi varken bu kadro korunur, geriye gerekli takviyeler yapılırsa Beşiktaş, bir dahaki sezon Türkiye’de yine şampiyonluğun en güçlü iki adayından birisi olur. Şampiyonlar Ligi vasıtasıyla çıta büyütme hedefi olursa da ekstradan nokta transferler gerek. O ayrı bir yazının konusu. Çok yakında önce şampiyonluk sezonunun ayrıntılı analizlerini ve “o yazı”yı da yazacağım. Şimdilik Şenol Güneş başta olmak üzere bu şampiyonlukta emeği geçen herkese tebrikler.

Şenol Güneş’i sevmediğini her halükarda fısıldayan bir takım yöneticiler de hocayı ya da herhangi bir oyuncuyu sevmek zorunda değiller. Sadece şampiyonluk getiren formülü doğru analiz edip onu geliştirmek zorundalar.



Ali Ece
Kaynak: http://www.gazeteyeniyuzyil.com/maka...ibi-final-2302