Konu: Şampiyonluk Şansı=Seri Paslaşma Oranı

  1. #1

    Şampiyonluk Şansı=Seri Paslaşma Oranı

    “Rakipler x takımın oyununu çözdü, o yüzden x takımı düşüşe geçti” tezi bana çok mantıklı gelmiyor. Öyle bir şey mümkün olsa Barcelona, Real Madrid, Bayern, Ferguson’un Manchester United’ı sürdürülebilir başarının forma giymiş versiyonları olamazdı. Madalyonun diğer yüzüne de bakalım: San Marino bunca yıl bu kadar yenilgi alırken hiçbir rakibinin oyununu çözemedi mi yani?

    Bir futbol takımı gerekli olan şeyleri çok iyi yaparsa, rakibi onu istediği kadar çözsün o çözüm sadece kağıt üstüne kalır, çim sahaya yansımaz. Beşiktaş sezonun ilk yarısında hızlı seri paslaşmaları çok iyi yapmıştı, büyük oranda da bunu çok iyi yaptığı için liderlik koltuğuna oturmuştu. Burada kilit olan topu ayağına alan oyuncunun dar alanda topu ayağından ne kadar hızlı çıkarıp ne kadar isabetli pas verdiğiydi. Fenerbahçe ve Konya maçlarında ise Beşiktaşlı oyuncular seri paslarla oyunu örmek yerine topla fazla oyalandığı için boş alan bulamadı, erken ortalar yapmak zorunda kaldı. Erken ortayı boştaki takım arkadaşına yaparsan gol olabilir ama sürekli bölgeye yaparsan içeriye gelişigüzel doldurmuş olursun.

    İkinci golden önce Quaresma bu “orta sorunu”nu kökünden çözen bir asist yaptı: Boşluğu yarattı değerlendirdi, Gomez’i hızlı şekilde gördü. 1-0’dan sonra kendi klasına yakışmayan telaşlı vuruş yapan Gomez bu kez Metin Tekin tarzı kafayı kısıp yere doğru vurarak isabetli tercihi yaptı.

    Skor 2-0’a geldiğinde sahanın yüzde olarak en fazla isabetli pas yapan 5 futbolcusu da Beşiktaş forması giyiyordu. Beşiktaş’ın en büyük kozu ne Gomez, ne Sosa, ne Oğuzhan, ne de Quaresma; Beşiktaş’ın bu sezonki en büyük kozu bu oyuncuların arasında yapılan isabetli seri paslar.

    Bu takımın golcüsü Gomez, hocası Şenol Güneş’i Alman Heynckes’e benzetti. Gomez’in yanı sıra bu takımda Alman futbol tedrisatından geçen bir sürü oyuncu var. O zaman Almanya’nın hocası Löw’den gelsin: “2005’te oyuncularımızın topu kontrol etme ve pas vermesi arasında geçen ortalama süre 2.8 saniyeydi. Euro 2008’de finale çıkarken bu süre ortalama 1.8 saniye olmuştu. 2010 Dünya Kupası’nda İngiltere ve Arjantin’e 4’er gol atarken ise 1.1 saniye!”

    Ali Ece
    Kaynak: http://www.aliece.com/2016/03/sampiy...aslasma-orani/

  2. #2
    Alıntı Erdal Yikit Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    “Rakipler x takımın oyununu çözdü, o yüzden x takımı düşüşe geçti” tezi bana çok mantıklı gelmiyor. Öyle bir şey mümkün olsa Barcelona, Real Madrid, Bayern, Ferguson’un Manchester United’ı sürdürülebilir başarının forma giymiş versiyonları olamazdı. Madalyonun diğer yüzüne de bakalım: San Marino bunca yıl bu kadar yenilgi alırken hiçbir rakibinin oyununu çözemedi mi yani?

    Bir futbol takımı gerekli olan şeyleri çok iyi yaparsa, rakibi onu istediği kadar çözsün o çözüm sadece kağıt üstüne kalır, çim sahaya yansımaz. Beşiktaş sezonun ilk yarısında hızlı seri paslaşmaları çok iyi yapmıştı, büyük oranda da bunu çok iyi yaptığı için liderlik koltuğuna oturmuştu. Burada kilit olan topu ayağına alan oyuncunun dar alanda topu ayağından ne kadar hızlı çıkarıp ne kadar isabetli pas verdiğiydi. Fenerbahçe ve Konya maçlarında ise Beşiktaşlı oyuncular seri paslarla oyunu örmek yerine topla fazla oyalandığı için boş alan bulamadı, erken ortalar yapmak zorunda kaldı. Erken ortayı boştaki takım arkadaşına yaparsan gol olabilir ama sürekli bölgeye yaparsan içeriye gelişigüzel doldurmuş olursun.

    İkinci golden önce Quaresma bu “orta sorunu”nu kökünden çözen bir asist yaptı: Boşluğu yarattı değerlendirdi, Gomez’i hızlı şekilde gördü. 1-0’dan sonra kendi klasına yakışmayan telaşlı vuruş yapan Gomez bu kez Metin Tekin tarzı kafayı kısıp yere doğru vurarak isabetli tercihi yaptı.

    Skor 2-0’a geldiğinde sahanın yüzde olarak en fazla isabetli pas yapan 5 futbolcusu da Beşiktaş forması giyiyordu. Beşiktaş’ın en büyük kozu ne Gomez, ne Sosa, ne Oğuzhan, ne de Quaresma; Beşiktaş’ın bu sezonki en büyük kozu bu oyuncuların arasında yapılan isabetli seri paslar.

    Bu takımın golcüsü Gomez, hocası Şenol Güneş’i Alman Heynckes’e benzetti. Gomez’in yanı sıra bu takımda Alman futbol tedrisatından geçen bir sürü oyuncu var. O zaman Almanya’nın hocası Löw’den gelsin: “2005’te oyuncularımızın topu kontrol etme ve pas vermesi arasında geçen ortalama süre 2.8 saniyeydi. Euro 2008’de finale çıkarken bu süre ortalama 1.8 saniye olmuştu. 2010 Dünya Kupası’nda İngiltere ve Arjantin’e 4’er gol atarken ise 1.1 saniye!”

    Ali Ece
    Kaynak: http://www.aliece.com/2016/03/sampiy...aslasma-orani/
    Aslinda Low herseyi cok iyi ozetlemis. Gunumuz futbolunda topu eveleyip geveleyen adamlarla basari gelmez. Topu kendinden daha uygun pozisyonda olan takimdasina aktaracaksin, istedigin kadar yetenekli ol bu boyle.

    Bu arada Besiktas'i cozduler konusunda Ali Ece abimizin yaklasimi son derece dogru. Cozme isi hikaye. Tamam rakip onlem alabilir ama sen oynadigin oyunu yetenekli oynayabiliyorsan rakip istedigi kadar seniz cozsun. Futbol bulmaca degilki cozup-cozememe bir sorun olsun...