Bekleyip bekleyip de gerçekleşemeyen son düzlükteki transfer pozisyonu soru işaretleriyle dolu.
Bir futbol kulübü
Elindeki iki agresif orta saha oyuncusunu
Sakatlar ordusuna ayırmak zorunda kaldıysa
Daha günaydın demeden oraya takviye yapılmalıdır.
Hem de ışık hızıyla
En başta bunu da Şenol Hoca istemelidir.
Atiba’nın yanı avaz avaz bağırdıkça
"Boş"um diye
Yöneticiler de "Umurumda mı dünya"yi dinliyor herhalde.
Hoş Atıba Atıba! diyoruz ama Allah korusun onun sakatlanma ihtimalinde orasının hepten
İnönü’nün eski orta sahası gibi kabak olacağını es geçiyoruz.
Ya kale!
Taşları yıpranmış Rumeli Hisarı’ndan bahsetmiyoruz ha!
Beşiktaş kalesinden bahsediyoruz.
Kaleci almadan elindeki kaleciyi
Hem de kaleci ihtiyacı olan ve sana stadını açmamış rakibine vermek
Yeni yatak almadan
Elindeki yatağı eskiciye verip
Senin yerde yatmaya razı olmana benzer.
Ya omuriliğin olmazsa olmazı
Rhodolfho’yu alınca iş bitiyor mu yani.
Bu vatandaş Ersan’la beraber senede kaç maç çıkartabilir ki
Çıkartamadıklarında ne yapacağız?
Zulüm! Eziyet! İşkence!
Sonra vur kadehleri yerden yere.
Sahi Atınç’la, Sivok ne yapıyorlardır ki şimdi
Neyse
Siz sordunuz ben de akıverdim.
Spor kamuoyuna hürmetle.

Alen Markaryan
alen.markaryan@aksam.com.tr