Sonuçlar: Slaven Bilic ile devam etmeli miyiz?

Katılımcı sayısı
3104. Sizin bu Ankette oy kullanma yetkiniz bulunmuyor
  • Evet

    1.512 48.71%
  • Hayır

    1.104 35.57%
  • Kararsızım

    488 15.72%

Konu: Slaven Bilic

  1. #12901
    Alıntı Berk Dincturk Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Su teknik direktor bulma isini ibrahim altinsay 'a versinler

    yeni bir facia yasamayalim
    Vall abi keşke öyle olsa.

  2. #12902
    Malesef son 2 haftası.. fikret ormanla bir şeylerin değişeceğine inanmıştım istikrar diyerek başlamıştı ama istanbulda oynayacak sabit bir stat bile bulamadığı takımın hocası Biliç'i en iyi döneminde bile arkasında durdukları hissini vermedi artık bu saatten sonra ahmet mehmet şenol kim gelirse gelsin hiçbir şeye inanmıyorum günlük başarılarla devam edilir fikret orman demirörenin ve diğerlerinin izinden gidiyor uzun bir süre başkan kalacağını düşünüyorum türkiyedeki bu zihniyet değişmedikten sonra zaten gitmesi mucize..

    Bugün haber okudum Bilic'in gitmesi gs maçına bağlı falan herhalde kazanırsa iyi hoca belki devam edebiliriz kaybederse kötü böyle bir zihniyet olabilir mi yazık ki ne yazık..

    Tek isteğim Biliç'e yakışan bir veda .. ilerde ismini çokca duyacağımız bu adamı güzel uğurlamak yolu şimdiden açık olsun Comandante Bilic !

  3. #12903
    Alıntı Mustafa Canbolat Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    ekşi sözlükten alınmış bir yazıdır .

    ardından gözyaşı döktüğünüz süleyman seba'nın gözünün içine baka baka "ahmet dursun seba gitsin" diye bağırdınız, stattaydım.

    şimdi kapısında yattığımız lucescu'ya bütün stat "siktir ol git luce, siktir ol git" diye bağırırken de oradaydım.

    türkiye'ye gelmiş en düzgün karakterli ve bence en yetenekli oyunculardan delgado'yu inönü'de öyle ıslıkladınız ki ağlayarak sahadan çıktı, yine stattaydım.

    "keşke gelse" dediğimiz mustafa denizli'ye yarım saat boyunca "söylesene bize hoca takım niye oynamıyor" diye bağırdınız, hem de şampiyon olduğumuz sezonda. oradaydım.

    "evimi soysa ihbar etmem" dediğim metin tekin için "beşiktaş'ı kayırmıyor, çok objektif konuşuyor, böyle beşiktaşlı olmaz" diyecek kadar insanlıktan çıkanlarınız oldu.

    hatırlamıyorum sanmayın, nouma, ilhan mansız, carew, quaresma, hepsine toplu küfürler edildi o statta. bunlar gözümle görüp kulağımla duyduklarım. televizyonda izlediklerimi de eklesem daha kimleri kimleri sayarım.

    şimdi de sıra bilicte. yıllardır ligin ilk yarısında havlu atan takımı 30. haftaya lider soktuğu halde final maçlarını oynayamadığı için, 8-0 liverpool travmasını atlatmamızı sağladığı ve avrupa karnesi 8-0, 6-0, 5-0, 4-0lık mağlubiyetlerle dolu takımla arsenal'e, tottenham'a, liverpool'a kök söktürdüğü halde brugge maçının son yarım saatlik bölümündeki basit hatalar nedeniyle elendiği için yerin dibine soktunuz. ne insanlığı kaldı, ne futbol bilgisi, ne karakteri. yahu şunu ne çabuk unuttunuz: (bkz: #47810047)

    elindeki vasat kadroyu bu seviyelere yükseltenin bilic olduğunu görmeden, "bu kadroyu nasıl şampiyon yapamaz" triplerine girdiniz. aynı oyunculara 1-2 yıl önce neler dediğinize bakabilirsiniz. burada duruyor hepsi. sanki her yıl şampiyon oluyormuş gibi davranılan o beşiktaş 1995 yılından 2015 yılına sadece 2 (yazıyla: iki) kez şampiyon olmuş. bu takım senelerdir ligin ilk yarısında havlu atıyor. ne çabuk unuttunuz?

    rakiplerin kendi sahalarında aldığı seyirci ve hakem desteğini gördüğünüz ve puan durumuna etkisini adınız gibi bildiğiniz halde 2 senedir kendi evinde oynamayan teknik direktörü yerden yere vurdunuz. her şeyi geçtim, statsızlığın cefasını 2 sene çeken, şehirden şehir dolaşırken ağzını açmayan, bu halde yıllardır avrupa'da başarıya hasret takıma liverpool, tottenham zaferleri yaşatan teknik direktör bir yıl da yeni stadın sefasını çekerek takım yönetmeyi hak etmiyor mu? olimpiyat stadında bomboş tribünlere oynarken neredeydiniz? şimdi vodafone arenada bilice karşı ödemeniz gereken bir vefa borcu yok mu gerçekten?

    iyi bir sezon geçirdik, sonlarında fiziki, psikolojik ve taktiksel olarak düştük, kadromuzun yetersiz kaldığını gördük, bilic de hatalar yaptı ve 3. olduk. bu kadar basit. şampiyonu tebrik edip niye yolumuza bakamıyoruz? son 3-4 maç düştük diye neden koca sezonu, başardıklarımızı yaşanmamış sayalım? 3 sene önceki beşiktaş'a, geçen seneki beşiktaş'a ve bu seneki beşiktaş'a bakıyorum. tartışmasız ilerleme var. doğru yoldayız. seneye daha iyi olacağını görmek için kahin olmaya gerek yok. neden silbaştan başlıyoruz?

    alınmaca gücenmece yok, ben de koyu bir beşiktaşlıyım ama beşiktaş seyircisi ergen bir seyircidir. tabii ki aramızda olgun insanlar, müthiş adamlar, gönülden destek veren harika kadınlar da var. ama ortalama beşiktaş seyircisi ergendir. futboldan pek anlamaz. anlık tepkiler verir. bunları rasyonel analizler gibi sunar. duruma göre anında taraf değiştirir.

    bunun güzel yanı; gerçekten istediğinde yeri göğü inletir bu seyirci. türkiye'nin tüm iddialı seyircilerinin ortasında maç izledim, avrupa'da da çok ciddi maçlara gittim. gününde beşiktaş seyircisinin etkisinin yarısını kimsede, hiçbir statta görmedim. bağırırken biz mi sallıyoruz yoksa deprem mi oluyor bilemezdik inönü'de. "düşüncelerimi bile duyamadım" demişti manchester united'ın kalecisi. ama kötü tarafı da şu; bu taraftar gerçek bir ergen kadar duygusal. olaylara mantıklı yaklaşmıyor.

    ülkede herkes futbolu adı gibi biliyor sözde ama futbol teorisine ilişkin adam gibi tek bir türkçe kaynak yok. demek ki talep yok. o girsin, bu çıksın, o nasıl oynar, bu nasıl oynamaz. derinliğimiz bu. futbol taktiklerini futbolcuların diziliminden ibaret zanneden insanlardan oluşuyoruz. schuster'e de sabredemedik, del bosque'ye de. bir model oluşturmaya niyetli olan kimseye tahammülümüz yok. varsa yoksa kısa vadeli başarılar. sonra aynı adam barcelona maçında "bunların oynadığı futbolsa bizimki ne" geyiği yapıyor. kusura bakma da, böyle lige, böyle taraftara, bu kadar futbol.

    sevinmek için sevmedik diyor ama sevinemediğinde hemen adam asıyor bu seyirci. sevmeyi bilmeyen ayarsız bir grubuz biz. bilic'i de astık, hayırlı uğurlu olsun, sıradaki gelsin. ne olacaksa artık.

    debe editi: çok sayıda destek mesajı aldım. bana değil, bilic'e destek tabii. "ne yapalım?" diyenler de olmuş. bilic’in kalmasını isteyenler ne kadar beşiktaşlıysa, gitmesini isteyenler de o kadar beşiktaşlı. taraftarın fikirlerine tahakküm edemeyiz.

    yalnız, önümüzde 31 mayıs 2015 beşiktaş gençlerbirliği maçı var. 34. hafta, iç saha maçımız, ankara'da oynanacak. inönü'ye veda maçımız da yine bir gençlerbirliği maçıydı, unutulmazlar arasına girdi. bu maçı da “slaven bilic’e veda maçı” haline getirebiliriz. stadı tıklım tıklım doldurup bilic'e 90 dakika boyunca aralıksız tezahürat yapabiliriz. oyuncuları da unutmadan tabii. bilic’in gitmesini isteyenler dahi güzel bir vedayı hak ettiğini düşünüyorlardır mutlaka.

    olimpiyat stadı’nın rüzgarı ve çamuruyla, hakemlerin gölgesinde oradan oraya göçebe gibi geçirdiğimiz, teknik direktörümüze, takımımıza adamakıllı tezahürat bile yapamadığımız bu sezona böyle bir son yakışır bence. bu koşullarda sezonun yarısını lider geçiren, taraftarına ligde ve avrupa’da birçok unutulmaz anı yaşatan bu takım ve bilic gümbür gümbür “bu taraftar sizinle gurur duyuyor” tezahüratlarını hakediyor. başka zaman ve fırsat olmayabilir. 31 mayıs, ankara.

    Kim yazdıysa ellerine kollarına sağlık. Düşüncelerimin tercümanı olmuş

  4. #12904
    Kara Kartal
    Üyelik tarihi
    Aralık 2009
    Yer
    Mabed (23448)
    Yaş
    50
    Alıntı Cafer Evirgen Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Alıntı Turgut Inanbak Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Alıntı Cafer Evirgen Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Samet ile Bilic'i zaten kıyaslamam ben de hani mevzu açılmış diye yazdım o mesajı da.

    Ne kişilik ne karakter ne de teknik adamlık konusunda eline su dökemez Bilic'in. O yüzden Samet ile ilgili kıstasım da yok kıyasım da.

    O ancak menemen geyiği yapıp yönetimin maşası olsun.

    Ayrıca şampiyonluktan ne zaman kopulduğunun nasıl önemi olmaz yahu.

    Lig vardır şampiyonluğa hiç ortak olmazsın ama ligi 2. ya da 3. bitirirsin, lig vardır son haftaya kadar iddianı sürdürürsün ama şampiyon olamazsın. Bu iki duruma aynı diyenler bence kendini biraz sorgulamalı.
    Tamam da ne önemi var? Son haftaya kadar yarışın içinde olmanın bir getirisi mi var?
    Senin dediğin tek kale oynadık ama malesef gol atamadık demeye benziyor, 3 puan için kazanman lazım, iyi oynayana nasıl puan vermiyorlarsa yarışın içinde olup 3. olana da kupa vermiyorlar.
    CL ön eleme turunda elenmek ile finalinde elenmek arasında hiçbir fark yok diyorsunuz yani ?

    İki durumda da kupa alamıyorsunuz çünkü.
    Avrupa farklı, elmalarla armutları karıştırmayalım. Orada her turu geçmenin maddi bir getirisi var, ülke puanı, takım puanı getirisi var.
    Bizim patates ligimizdeki tek başarı şampiyonluktur, ikincilik bile şampiyonlar ligi açısından kabul edilebilir ama gerisi yalan.

  5. #12905
    Beşiktaş Teknik Direktörü Slaven Bilic, son yapılan taktik antrenmanında as takımını, tek forvetli sistemle oynattı. Hırvat teknik adam, tek forvet görevini Demba Ba'ya verirken, hücum hattını da Olcay, Sosa ve Gökhan'dan oluşturmayı planlıyor. Sağ dizinden problem yaşayan Gökhan'ın derbiye kadar hazır olmaması durumunda ise Mustafa Pektemek ilk 11'de maça başlayacak.

  6. #12906
    Kara Kartal
    Üyelik tarihi
    Aralık 2009
    Yer
    Mabed (23448)
    Yaş
    50
    Alıntı Mustafa Caner Akbay Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Beşiktaş Teknik Direktörü Slaven Bilic, son yapılan taktik antrenmanında as takımını, tek forvetli sistemle oynattı. Hırvat teknik adam, tek forvet görevini Demba Ba'ya verirken, hücum hattını da Olcay, Sosa ve Gökhan'dan oluşturmayı planlıyor. Sağ dizinden problem yaşayan Gökhan'ın derbiye kadar hazır olmaması durumunda ise Mustafa Pektemek ilk 11'de maça başlayacak.
    çok normal

  7. #12907
    Alıntı Turgut Inanbak Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Alıntı Cafer Evirgen Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Alıntı Turgut Inanbak Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Alıntı Cafer Evirgen Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Samet ile Bilic'i zaten kıyaslamam ben de hani mevzu açılmış diye yazdım o mesajı da.

    Ne kişilik ne karakter ne de teknik adamlık konusunda eline su dökemez Bilic'in. O yüzden Samet ile ilgili kıstasım da yok kıyasım da.

    O ancak menemen geyiği yapıp yönetimin maşası olsun.

    Ayrıca şampiyonluktan ne zaman kopulduğunun nasıl önemi olmaz yahu.

    Lig vardır şampiyonluğa hiç ortak olmazsın ama ligi 2. ya da 3. bitirirsin, lig vardır son haftaya kadar iddianı sürdürürsün ama şampiyon olamazsın. Bu iki duruma aynı diyenler bence kendini biraz sorgulamalı.
    Tamam da ne önemi var? Son haftaya kadar yarışın içinde olmanın bir getirisi mi var?
    Senin dediğin tek kale oynadık ama malesef gol atamadık demeye benziyor, 3 puan için kazanman lazım, iyi oynayana nasıl puan vermiyorlarsa yarışın içinde olup 3. olana da kupa vermiyorlar.
    CL ön eleme turunda elenmek ile finalinde elenmek arasında hiçbir fark yok diyorsunuz yani ?

    İki durumda da kupa alamıyorsunuz çünkü.
    Avrupa farklı, elmalarla armutları karıştırmayalım. Orada her turu geçmenin maddi bir getirisi var, ülke puanı, takım puanı getirisi var.
    Bizim patates ligimizdeki tek başarı şampiyonluktur, ikincilik bile şampiyonlar ligi açısından kabul edilebilir ama gerisi yalan.
    O zaman daha basit örnek vereyim;

    Türkiye kupasında Bursaspor kupayı alamazsa bizden daha başarılı sayılmazlar öyle mi ? Sonuç olarak biz de kupayı alamadık onlar da.

    Türkiye kupasının kayda eğer bir maddi getirisi yok, ülke ya da takım puanı gibi zırvalıkları da yok.

    Ayrıca lig boyunca şampiyonluk şansınız devam ederse onun da dolaylı olarak maddi ve manevi getirileri var. Takımın yarışmacı kimliği kazanması, oyuncuların tecrübe kazanması, oyuncuların potansiyellerinin artması hatta oyuncuların fiyatlarının artması. Tüm bunların yanında kazanılan her maçtan prim alınması da maddi getiridir.

  8. #12908
    Borcu olan bir kulup borclarini nasil oder?
    1.sportif basari kazanarak
    2.ucuza getirdigi oyunculari iyi fiyatlara satarak.

    2 senedir slaven bilic yonetimindeki takimimiz ne bir sportif basari elde edebildi ne de gokhan tore, kerim ,oguzhan,atinc,cenk tosun gibi potansiyelli oyunculari gelistirebilip +10 milyon € duzeyinde satacak hale getirebildi.

    Senol güneş gelirse yukarıdaki iki maddenin de gerceklesme olasiligi cok yuksek olur.
    1 numarali madde ilk senede olmasa bile ki ben olacagina eminim 2 numarali madde pek guzel hayata gecer.

  9. #12909
    Biliç bu sene Avrupa Ligi'nde başarılı oldu diyebiliriz. Club Brugge'yi küçümsemesek elerdik. Ama ligde ve kupada 2 yıldır başarısızız. İnşallah Gs maçını kazanıp son maçta güzel bir veda ile yollanır.

  10. #12910
    Alıntı Tufan Tokadcı Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Alıntı Devrim Sur Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Alıntı Tufan Tokadcı Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Alıntı Cafer Evirgen Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Samet ile Bilic'i kıyaslamak da enteresan.

    Bilic ile son 4 haftaya kadar hep şampiyonluk inancı ile geldik ama son 4 haftadaki ani düşüşümüz bizi şampiyonluktan etti.

    Samet döneminde ne zaman şampiyonluk inancımızı kaybetmiştik ?

    10 hafta önce mi, 15 hafta önce mi ?
    Dikkat ettiysen teknik adamları değil insanların bakış açılarındaki değişimi kıyas ettim !
    Bana kalırsa Bilic elbette Samet Aybaba'dan iyidir ama Samet Aybaba'dan iyi olmak Beşiktaş teknik direktörü olmak kıstası mıdır ?
    Ayrıca sonunu getiremedikten sonra ha 4 hafta kala şampiyonluktan kopmuşsun ha 10 hafta kala farkı ne ?
    4 hafta kala şampiyonluktan kopup 3. olana ödül olarak CL bileti mi veriyorlar ?
    Ayrıca bu Bilic'in ilk sezonu da değil,2. sezonunda da aynı dönemeçte aynı hataları yapıyor.
    Sorduğum şeyi bir daha soruyorum,o dandik kadroya karşın Beşiktaşın forması ilk 3 ' girerciler niye şu an her eleştiride savunma argümanları ama kadromuz bu ühühü anlayışındalar ?
    Mevzu Samet Aybaba değil mevzu tutarlılık,bak yine söylüyorum Bilic'in yerine Samet Aybaba Rıza Çalımbay Ertuğrul Sağlam ve daha önünde çok uzun bir yol olan Sergen gelecekse Bilic'e yine 4 kolla da sarılırım ben.
    Tufan herkesi aynı sepete koymazsan sevinirim. Dün Samet Aybabayı eleştirenler bugün Bílic ide eleştirebiliyor.

    Şahsen ben Samet Aybaba nın gelmemesini hiç istememe rağmen, TD liğini hiç beğenmeme rağmen topiğine yazdım tek yazı ayrıldığının belli olduğu günki teşekkürler yazısıdır.
    Elbette herkes ayni degil,elbette istisnai durumlar var,onlari tenzih ediyorum ben.Ben tek tek su o zaman ne yazmis,simdi ne yazmis diye bakmiyorum ancak buyuk cogunluk kadro kalitesi argumanini kabul etmiyordu o zamanlar,kadromuz kalitesiz diyenlerde bir elin parmaklarini geçmiyordu.Hix istisnai durumlar var diye bu kaninin aksini iddia etme bence abi.Ayrica birisi bir seyleri zorluyorsa savunmak adina koydugun zorlama argumanlarla sensin bu,ben değil. Su topicte en baba Bilic savunucusunun bile elestirdigi bir donem olmustur,ama senin oyle bir doneminde olmadi.Eger olduysa alintila biraz mahcup olayim abim.
    Olmadı doğru.

    Ama zaten ne futbolcuyu, ne yönetimi ne teknik adamı çok sık eleştiren bir adam değilim. İkincisi eleştirilecek noktalarına gözlerimi kapadığım anlamına da gelmez bu.

    Futbol tek bir doğrunun olduğu bir oyun değildir çünkü. Kitabına uygun yapıyorsa bir teknik adam, ne oyuncu değişikliği konusunda ne de çıkardığı kadroda bir eleştiride bulunurum. Biliç'le farklı düşünüdüğüm zamanlar oldu ama Biliç'in doğrularına da saygım oldu. Çünkü onun mantığını görebiliyorum.

    Genel olarak kadro kalitesinden şikayetçiyim. Ama tek tek futbolcuları pek irdelemem. Heleki çok sık onların hatalarını dillendirmem. Bizler linçe hazır insanlarız çünkü ama bu mevkiye bir oyuncu lazım derim. Bunu daha çok sık dillendirmeyi yeğlerim.

    Fikret Orman yönetimini asla beğenmem. Toplasan o topikteki eleştiri sayım üçü geçmez. Ama stat konusundaki plansızlıkta, Önder Özen meselesinde, Biliç meselesinde, şampiyonluk yarışındaki pasifliklerinde yeri gerdiğinde bu insanlarla bağlantılı hataları varsa ilgili topiklerde dile getiririm.

    Önder Özen'i de çok fazla eleştirmedim. Çünkü adamın çok fazla hatasını görmüyordum. Varsa da bulunduğu şartlar içinde makul görüyordum. Ama ona karşı yaptığım tek eleştiri düşüncesinin işleyiş biçimiyle ilgili. Analitik düşüncesinin zayıf olduğu, iyi çözümleme yaptığı ama sentez yapamadığıydı. Tekrar göreve gelmesini çok isterdim ama yanında sentez yeteneği olan bir adamla gelmesini isterdim. Bir kaç ay önce yazdığım uzun bir yazıydı. Topiğine girip okumanı tavsiye ederim. Tek bir eleştiridir. Yeterlidir.

    Burada onca defa oyuncu değişikliklerinin, belli düzeyde oyuncu ve kadro kalitesi olan takımlarda, Lucian Favre'in yazısından da kaç defa alıntı yaparak, maça çok fazla etki eden birşey olmadığını bunun avrupada sadece Türkiye de bu kadar dillendirildiğini, bunun nedeni de Türkiye'deki futbol kültürünün oyundaki taktik kurguyu çözümlemede başarısız olamsından kaynaklandığını dile getirdik.

    Bizim Liverpool maçı sonunda burada tartıştığımız, eleştiri olduğunu idida ettiğimiz yok oyuncu değişikliği yok daha fazla cesaretmiş zırvalıklarına bak birde adamların yatığı analize bak

    http://premieretouche.com/2015/02/25...maintain-hope/

    Motive edemiyormuş, finallerin adamı değilmiş falan. Bunlar icat edilmiş bir söylem. Dünya üzerinde bu şekilde teknik adamları birbirnden ayırt eden böyle bir kategori yok. Heleki ben meslek olarak yıllarca psikolojik danışmanlık yaptım. İnsanların bizden elimizde sihirli bir değnek olduğunu zannettiğini, tek dokunuşta istediğin şekle sokabileceğini düşünmesi gibi yanlış bir algı olduğunu çok iyi bilirim. Motivasyonun kelime anlamını bile bilmeyen adamların ağzında düşürmemesine zaten hiç şaşırmam.

    Biliç için söyleyeceğim tek şey futbol bilgim, kurgum onu eleştirebilecek düzeyde değil. Kusura bakma. Hatasını görürsem eleştiririm. Hata olarak görmediğim, kendi içinde doğrusu olan, mantığı olan birşeyi eleştiri olsun diye yapmam asla. Hiç kimse için yapmam.

    Sadece Biliç konusundaki yaklaşımımdan dolayı kafanda benimle ilgili bir yargı oluştuğunu düşündüm. Bu yüzden beni biraz daha tanıyasın diye yazıyı bu kadar uzattım. Biliç hakkında hiç eleştirin yok gibi safça bir eleştiriyi üçüncü defa yapmamanı dilerim.

  11. #12911
    Alıntı Burak Demir Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Alıntı Nail Demirel Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Alıntı Coskun Deniz Teran Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ya düşünüyorum fenerle kupada biz eslesmis olsak,bizi kendi evimizde 2-1 yenmis olsalar, olmaz ya bilicle kadikoyde 2-0 one geçmiş olsak 3. Yu atmaya mi giderdi yoksa takimi geriye mi yaslardi?
    Bilic'in yeterli skoru alıp, geriye yaslanın diyeceğini sanmıyorum. Bunu demek için ahmak olmak lazım.
    Sokakta ki vatandaştan tribüne, tribünden bütün futbol adamlarına sorsan yaslanmak yanlış der, eminim Bilic'te biliyor.
    Yalnız kadronun tecrübesiz oluşu mu dersin, istediğimiz skora ulaşınca ister istemez takım geriye yaslanıyor.
    Geriye yaslanma, skoru koruma güdüsü oluşuyor.
    Tribünde izlediğim her maçta özellikle Bilic'e dikkat ettim, oyunculara eliyle çıkın diye kaç kez işaret ederken gördüm.
    Bu konu da Bilic'in hatası olduğunu düşünmüyorum.
    Sizin dediginiz gibi olay futbolculardan kaynakli ise Bilic 80 macta bu probleme çözüm bulamadiysa e yine hatalidir..
    Burak, benim yazdıklarım olsun burada Bilic'i savunanlar olsun, hiç kimse Bilic %100 başarılıdır, hatasızdır yazanını görmedim böyle bir şey demiyoruz.
    Bilic, hatasız demiyoruz. Bilic'in de hataları var ama yapılan hatalar içinde en az paya Bilic sahip diyoruz.
    Gitmesi gereken yönetimdir. Yönetim gitmediği sürece, Bilic'in gitmesi bir şey ifade etmeyecektir.

  12. #12912
    Alıntı Coskun Deniz Teran Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Borcu olan bir kulup borclarini nasil oder?
    1.sportif basari kazanarak
    2.ucuza getirdigi oyunculari iyi fiyatlara satarak.

    2 senedir slaven bilic yonetimindeki takimimiz ne bir sportif basari elde edebildi ne de gokhan tore, kerim ,oguzhan,atinc,cenk tosun gibi potansiyelli oyunculari gelistirebilip +10 milyon € duzeyinde satacak hale getirebildi.

    Senol güneş gelirse yukarıdaki iki maddenin de gerceklesme olasiligi cok yuksek olur.
    1 numarali madde ilk senede olmasa bile ki ben olacagina eminim 2 numarali madde pek guzel hayata gecer.
    Deniz, Fikret Orman ilk geldiği gün küçüleceğiz diyerek geldi. Taraftara, kan ve göz yaşı vaad ediyorum dedi.
    Hepimiz senin yazdığın o iki madde ile borcu azaltılabileceğini yazdık, çizdik.
    Ama Fikret Orman, küçülmeye giderek borcun azalacağını savunuyordu. O yüzden senin yazdıklarının Bilic ile alakası yok.
    Fikret Orman bu yolu seçmemişti geldiği gün zaten.

  13. #12913

    Üyelik tarihi
    Ağustos 2009
    Yer
    No one can take away our hope." Slaven Bilic!
    Yaş
    31
    Alıntı İbrahim Cabaroğlu Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Alıntı Emre Keşküş Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster


    Gitme Dur Ne Olur...
    izleyince bir tuhaf oldum ama Gültekin Onayın yazısı da hislerime tercüman olmuş
    1 sene daha sıkamadık dişimizi,lanet olsun.

    Gitme be adam.

  14. #12914
    Kara Kartal
    Üyelik tarihi
    Aralık 2009
    Yer
    Mabed (23448)
    Yaş
    50
    Alıntı Cafer Evirgen Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Alıntı Turgut Inanbak Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Alıntı Cafer Evirgen Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    CL ön eleme turunda elenmek ile finalinde elenmek arasında hiçbir fark yok diyorsunuz yani ?

    İki durumda da kupa alamıyorsunuz çünkü.
    Avrupa farklı, elmalarla armutları karıştırmayalım. Orada her turu geçmenin maddi bir getirisi var, ülke puanı, takım puanı getirisi var.
    Bizim patates ligimizdeki tek başarı şampiyonluktur, ikincilik bile şampiyonlar ligi açısından kabul edilebilir ama gerisi yalan.
    O zaman daha basit örnek vereyim;

    Türkiye kupasında Bursaspor kupayı alamazsa bizden daha başarılı sayılmazlar öyle mi ? Sonuç olarak biz de kupayı alamadık onlar da.

    Türkiye kupasının kayda eğer bir maddi getirisi yok, ülke ya da takım puanı gibi zırvalıkları da yok.

    Ayrıca lig boyunca şampiyonluk şansınız devam ederse onun da dolaylı olarak maddi ve manevi getirileri var. Takımın yarışmacı kimliği kazanması, oyuncuların tecrübe kazanması, oyuncuların potansiyellerinin artması hatta oyuncuların fiyatlarının artması. Tüm bunların yanında kazanılan her maçtan prim alınması da maddi getiridir.
    Haklı çıkmak için basit örneklere takılmışsın kardeşim, senin dediğin gibi olsun.
    Kupayla işim olmaz, katılmasak bile olur, oyuncu tecrübe edinsin maksat.
    Oyuncunun fiyatı takım başarılı olursa artar, bizden kimin fiyatı artmış, satta görelim, kimseyi satamazsın aldığının üstüne.
    Benim için tek başarı şampiyonluktur.

  15. #12915
    Alıntı Coskun Deniz Teran Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Borcu olan bir kulup borclarini nasil oder?
    1.sportif basari kazanarak
    2.ucuza getirdigi oyunculari iyi fiyatlara satarak.

    2 senedir slaven bilic yonetimindeki takimimiz ne bir sportif basari elde edebildi ne de gokhan tore, kerim ,oguzhan,atinc,cenk tosun gibi potansiyelli oyunculari gelistirebilip +10 milyon € duzeyinde satacak hale getirebildi.

    Senol güneş gelirse yukarıdaki iki maddenin de gerceklesme olasiligi cok yuksek olur.
    1 numarali madde ilk senede olmasa bile ki ben olacagina eminim 2 numarali madde pek guzel hayata gecer.
    2 sene sabredecekseniz eyvallah ama yeni sezonun sonunda takım elbisenin altına beyaz çorap giyiyordu zaten dersiniz çünkü burası Türkiye burada işin sonu önemli işin sonu kötüyse s...ri yersiniz işin başında ve ortasında neler yaptığınız kimsenin umurunda değildir işin gidişatıda kimsenin umurunda değildir...