Beşiktaş maçın hemen başında Sosa’nın kendi geliştirdiği pozisyonda kazandığı frikik sonucu erkenden skor avantajını yakaladı. Vuruş tekniği, adeta kale direkleri arasındaki örümcek ağlarını temizleyen “frikik cerrahı isabeti”yle çok usta işi bir duran top golüydü.

1-0’dan sonra Beşiktaş ilk devrenin kalanında skoru arttıracak birçok pozisyon da buldu. Ancak Gökhan Töre’nin topla oynamak ile topla oyalanmayı karıştırma huyu, bu pozisyonların çöpe gitmesine neden oldu. İlk 45’te de Beşiktaş’ın toplamda tam 24 şut attığı 95 dakika boyunca da Beşiktaş’ın 1 golden fazla atamamasının bir diğer nedeni de son 5 yılda ilk kez 20’den çok daha fazla maç oynayan Demba Ba’nın 90 dakikalık fiziksel ve mental enerjisinin olmaması. İlk 23 dakikada sadece 3 kez topla buluşabilen Ba kötü başladı, kötü bitirdi. Hâlbuki geçen hafta son 30 dakikada sahaya sürülen Ba, gayet ekonomik ve çok daha etkiliydi!

Gaziantep de ilk 45’te Beşiktaş kalesini yokladı, 1. yarıda 8 şut çekti kaleyi tutan tek şutu Ersan’a çarpıp gol oldu. İlk yarıda sahanın Gökhan Töre ve Demba Ba’dan bile kötü performans sergileyen ismi ise maçın hakemiydi. Hakemden çok Stevie Wonder taklidi yapmaya çalışan başarısız bir Acun Ilıcalı yarışmacısı gibiydi! Stevie Wonder gözleri görmemesine rağmen çok usta bir müzisyen, Tolga Özkalfa ise iki gözü de görmesine rağmen tüm zamanların en başarısız hakemlerinden bir tanesi. Maçı 1-1’e getiren golden önce Serdar’a atılan silleye faul çalmamak mı daha kötü yoksa o pozisyonu hiç görmemek mi? Özkalfa, 1997’den beri hakemlik yapıyor, daha doğrusu hakemlik yapar gibi yapıyor. Türkiye’de bile bir mesleği ısrarla bu kadar başarısız şekilde icra ederseniz, hakemlik hariç hiçbir işte bu kadar uzun süre devam edemezsiniz. Benim anlamadığım Özkalfa’nın diğer işi olan diş hekimliği daha kârlı ve saygın bir iş, bir yandan hakemlikte halen ısrar etmesi neden ki? 78’de en az 20 santim taca çıkan pozisyonu devam ettirmek hakemliğin 3 temel gereksiniminden çok uzak olmak demek: Koşmak, görmek ve düdük çalmak!

Beşiktaş 2. yarıya ilk yarının son 15 dakikasına göre daha iyi başladı. 55’ten sonra ise tempoyu 5. vitese kadar çıkardı, üstü üste pozisyonlar buldu; oyun üstünlüğünü tamamen eline aldı. 62’ye kadar Beşiktaş 10 şut çekti, 5’i kaleyi tuttu. 95 dakika sonunda Beşiktaş’ın toplam şut sayısı 24’tü! Ancak Eray dün gece “Süper Lig’de birçok takımda 1. kaleci olabilecek kapasitedeyim” diye haykırırcasına oynadı. Beşiktaş o yüzden son vuruşlarda daha sakin ve soğukkanlı olmalıydı. Biliç, ilk değişiklik olarak Cenk Tosun’u sahaya sürmeliydi çünkü Cenk, Eray’la eski takım arkadaşı ve varsa zayıf noktalarını Beşiktaş yedek kulübesindeki herkesten daha iyi biliyordu.


Ali Ece
Kaynak: http://www.aliece.com/2015/05/ozkalfazede-ve-telaszade/